01 Kasım 2004

Gazel - Gayrı

Hâsılım yok ser-i kûyunda belâdan gayrı Garazım yok reh-i aşkında fenâdan gayrı Ney-i bezm-i gamem ey âh ne bulsan yele ver Oda yanmış kuru cismimde hevadan gayrı Perde çek çehreme hicran günü ey kanlı sirişk Ki gözüm görmeye ol mâh-likaadan gayrı Yetti bî-kesliğim ol gaayete kim çevremde Kimse yok çizgine girdâb-ı belâdan gayrı Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge Ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı Bezm-i aşk içre Fuzûlî nice âh eylemeyem Ne temettu’ bulunur bende sadâdan gayrı Günümüz Türkçesiyle: 1- Senin bulunduğun yerde belâdan başka elde ettiğim şey yok;aşkının yolunda yok olmaktan başka bir maksadım yok. 2-Ey âh!gam meclisinin ney’iyim,ateşe yanmış kuru vücudumda arzudan (veya:havadan) başka ne bulursan yele ver (yani:savur,dağıt). 3-Ey kanlı gözyaşı!ayrılık günü yüzüme perde çek ki gözüm o ay yüzlüden başka bir şey görmesin. 4-Kimsesizliğim o dereceye vardı ki,çevremde belâ girdabından başka dönen kimse yok. 5-Bana ne gönül ateşinden başka kimse yanar,ne de tan yelinden başka kimse kapımı açar. 6-Fuzuli!aşk meclisinde nasıl âh etmeyeyim?Bende sesten başka ne kâr bulunur? Fuzûlî
Yorum Gönder