23 Nisan 2005

Nereyedu benum karamiş sopam ?

Mahallede yaşlı bir teyze vardı. Biraz kızdırdıkmı yaşlı teyzeyi bizi korkutmak ve kızdığını belli etmek için bu cümleyi sarfederdi. Burdaki "karamiş" karayemiş ağacı oluyor. Çok sert bir yapıya sahip olan bu ağacın dalından vücud bulmuş bir sopadan kesinlikle dayak yemenizi tavsiye etmem. Kuran kursunda hocanın da sopası karayemiştendi. Az tadına bakmadık hani.. Burda tecrube konuşuyor. :) Bu cümlenin aklıma gecenin bu saatinde gelişinin nedeni sağda solda okuduğum bir kaç abzürt yazıdan dolayı. Kendini bilmez bazı insanlar etrafa 130K atmaktan geri kalmıyorlar bir türlü. Bunların başında Faruk KARAMAN adlı organizma geliyor. Atıp tutulan konu, geliştirilmekte olan ve kısa bir süre önce ilk versiyonu dağıtılan Uludağ projesi. Bu kişi zor olanı değil kolay olanı seçmiş ve atıp tutmakla yetinmiş. Burada Bu oluşumu içime sindiremeyen bazı kişiler ise bu abzürt yazıdan feyz alarak bir iki ksumuk parçasıda kendileri döküvermişler ortaya... O linkte burada Fi tarihinde Akademik teknoloji günlerimiydi neydi öyle bir etkiliğe katılmış ve Sefer ALGAN adlı şahsiyetin C# ile ilgili olarak verdiği bir seminere katılma gafletinde bulunmuştum. 150 - 200 kişiyi karşısında kendisini dinlerken bulunca amcam bir havalara girdi bir havalara girdiki sormayın. Ufak dağları kendisi yaratmış sanki. Kendini beğenmiş tavırlar ,"hadi bu soruyuda bilin size kitabımı hediye etcem" (yaşar nuri öztürk modu) cümleleri, bir sağa bir sola salına salına yürümeler falan filan... Zaten ne olduğu hemen belli oluyordu. Bu linkteki yazısından da kendisine bir not verebilirsiniz. Ben oldum olası bu linuxçüleri, free software'cileri zaten sevmem. Birçok kez Microsofta karşı takındıkları haksız ve taraflı tutumlarından dolayı kendilerine kıl kapmışımdır. Bir keresinde Devrim Gündüz'ün PostgreSql seminerine katılmıştım. Adam microsofta laf sokmaktan semineri anlatmaya fırsat bulamadı. "Kardeşim buraya anti-ms propagandası mı dinlemeye geldik yoksa PostgreSql deki yenilikleri görmeye mi geldik?" diyecektim ama iri yarı bi penguen vardı hemen önümde onun hışmına uğramaktan korktuğum için söyleyemedim. :) Durum ortada ama ne demiş atalarımız: " Yiğidi öldür hakkını yeme!" Bazı koyu ms ciler ve linuxçuler her fırsatta hem yiğidi öldürüyorlar hem de hakkını yiyorlar. Böyle oluncada benim heap bellek doluveriyor aniden... Belleği boşaltacak alet edevatı da (kısa winston) tedarik edemeyince de Ahmet Çakar moduna geçip çakasım geliyor bunlara, arkadaş... Ey Faruk! Bu işler böyle olmaz diyorsun, güzel akıl fikir veriyorsunda sen ne yaptın bugüne kadar salak salak şeyler yazmaktan başka? "3-5 kişilik ekiple koca microsofta kafa mı tutacaksınız?" diye sorana kadar "ben anamın karnından 30 yaşında mı doğdum?", "microsoft ilk kurulduğu zaman bu kadar büyük müydü?", "google harbiden iki gencin dönem ödevimiydi?", "güneş ne kadar sıcak?" gibi yararlı sorular sorsaydın kendine bu sorunun ne kadar abzürt bir soru olduğunu görebilirdin. Koca bir sayfa saçma sapan şeyler yazacağına "Bu konuda sitede hiç bir açıklama yoktur." cümlesini söyleme gereği duyduğun o an, oturup konuyla ilgili bir açıklama yazmak gelmedi mi aklına "çorbada benim de tuzum olsun" hesabına? Bakın sefer nedemiş?
Not : Ben henüz Pardus dedikleri dagitimi kurup incelemedim ama inceleyenlerden ögrendigim kadariyla açilisi çok ama çok yavasmis, ne kadar dogru bilemiyorum.
Lan bi yazılımcı olacak sen yapma bari böyle birşeyi. Aslında değmez hassas parmaklarımı böle bi vatandaş için yormaya ama yazmazsamda içimde kalacak bu hadise... Sefer Algan, sen bir taraftan microsoftun play-doh'larıyla oynamaya devam et ama bu arada komşu çocukların yaptığı kumdan kaleyide bozmaya çalışma. Bunlara karayemiş sopasıyla vurmak vacip değil mi? Aklıma konfiçyüsün bir sözü geldi: Ya bir yol ver, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil!

22 Nisan 2005

Hayata dönüş korkusu

Korkuyor... Korku dolu bakışların türü konusunda bir sınıflandırma yok ama gözler, ölüm korkusunu çağrıştırıyor. Aslında içinde bulunduğu ortamda kesinlikle ölüm riski bulunmuyor. İspanya'da ülkeye yasa dışı yollardan girmeye çalışırken yakalanmış bir mülteci, kaderini bekliyor. İşin ilginç yanı, şişme bir botla beraberindeki 21 kişiyle birlikte Cebelitarık Boğazı’nı geçerken yakalanan bu adam, ölüm riskini atlatmış bulunuyor. Ama yine de korkuyor. Acaba ona ölümü göze aldıran hayata yeniden dönmekten mi korkuyor? (REUTERS/Anton Meres)
Bu resmi görünce buraya koymadan geçemedim. Resmi ilk gördüğüm an aklıma Steven Spielberg'in yönettiği, başrollerinde Djimon Hounsou (ilk defa bu filmde gördüm ve gayet başarılı buldum) ve Anthony Hopkins yer aldığı Amistad adlı film geldi. Birkaç hafta önce, yanılmıyorsam TRT 1 de yayınlanmıştı. İzlemeyenlere tavsiye ederim... Şimdilerde bize insanlık haklarını öğretmeye çalışan amerikalıların geçmişlerinde (ki hala aynılar) siyah insanlara nasıl işkence ettiklerini gösteren ibretlik bir film...

Bomba Kuşkusu

Terör, teröre karşı tedbir ve kara mizah. Bu 'o' anı böyle özetlemek mümkün. Şöyle ki: Ortadoğu'da, kontrol noktalarında İsrail askerleri, üstlerinde bomba taşırlar kuşkusuyla bazı gençlerden, uzakta soyunmalarını istiyor. Bu cüsseli genç de böyle bir taleple karşılaşmış ve protesto edasıyla kendisinden istenenin ötesine geçmek üzere. İsrail askerleri de hala ''N'olur ne olmaz'' pozisyonunda ve tetikte. (AP/Nasser Ishtayeh)
Kaynak VeInsan Web Sitesi bu resmi buraya koymak istediğimde programda bişe farkettim. Başlıkları almıyordu. Eskiden
 var Headline = new Array("Seçimin anlatımı",
"Belirsizliğin ardındaki netlik", 
"Tamamlanamayan dayanışma mesajı","Düşüş anı"); 
//burası tek satır...
şeklinde tek satır halinde olan başlıklar şimdi
 var Headline = new Array(
"Seçimin anlatımı",
"Belirsizliğin ardındaki netlik",
"Tamamlanamayan dayanışma mesajı",
"Düşüş anı"
       ); 
bu şekilde olduğundan programın biraz kafası karıştı başlık meselesinde. :( 01.24.2005 tarihinden sonraki slaytlarda bu değişiklik geçerli. Programın güncellenmiş halini buradan indirebilirsiniz. Bu da Setup hali...

Hafifletici Sepet

Yiğit Özgür

Beşerdir Şaşar mı yoksa Fırlamadır Yapar mı?

Ntv, halter şampiyonasında Halil Mutlu'nun haberini bir kaza(!) sonucu alt yazıda yanlış bir kelimeyle ifade edince gündem konularından biri oldu. Yapılan bu yanlış daha önce trt de cereyan eden bir olayı hatırlattı bana.(iddia sonucu uygunsuz bir cümle alt yazıdan hızlı bir şekilde geçmişti) Alt yazıları yazan kişi bu hatayı yanlışlıkla mı yaptı yoksa içinden gelen sesemi kulak verdi bilemiyorum ama bana ikinci seçenek daha gerçekçiymiş gibi görünüyor. :) Olayın diğer bir garip yanıda konuyu haber yapan internet sitelerinin televizyonda alt yazının göründüğü anın fotoğrafını çok manalı bir yerden kesip sitelerine koymaları... Efenim sonrada zat-ı muhteremin biri bir programala dilinin ismine "ahlaka aykırıdır" etiketini yapıştırabiliyor. Kendisine bu hassasiyetini Biskrem, Kikkat v.b. reklamlar içinde göstermesini temenni ediyoruz...

23 Nisan

Yarın 23 Nisan ! Yani çocuk bayramında yine çocuklara işkence edilecek. 19 mayısta gençlere yapıldığı gibi...Anlamakta zorluk çekiyorum. 23 nisan çocuk bayramında çocuklara vereceğiniz en güzel hediye okulu tatil edip ödev falan vermeden çocukların o günü sokakta geçirmeleridir. Ellerine büyüklerin yazdığı pankartları verip statda uygun adım yürütülmelerini asla bir bayram olarak görmüyorum. Olsa olsa işkence olur bu. 23 nisan nedeniyle Ntv de Okan Bayülgenin sunduğu herkes bunu konuşuyor adlı programın dünkü konukları çocuklardı. Zevkli bir program oldu. Şu an ismini hatırlayamadığım 12 yaşındaki bir kızın konuşma tarzından oldukça etkilendim diyebilirim. Benden daha güzel konuşuyor yaw. Utandım kendimden. Eeeee, aaaa gibi "dur şimdi bişe diycem ama önce toparlamam lazım kelimeleri" manasına gelen sesleri hiç çıkartmadan bülbül gibi şakıyordu valla ağzında diş telleri olmasına rağmen. Program fener - denizli maçına denk geldiği için canlı olarak izleyemedim ama gece tekrarını izledim. Programın tamamını izleyince bizden sonraki nesilde de her hangi bir dalga dümen olmayacağını gördüm. Birisi daha 12 yaşında mimar olup italyaya yerleşmeyi kafaya koymuş, bir diğeri "ne yapmak istersin sorusuna?" "klapta kopmak" gibi bir cevap veriyor, birlikte icad geliştiren iki arkadaş programda nerdeyse birbirlerini döveceklerdi falan filan. Bi fıkra vardı. Öğretmeni bir çocuğa "demokrasi nedir?" konulu bir ödev veriyordu. Fıkranın sonu şu cümleyle bitiyordu. "Gelecek bok içinde !" Fener - denizli maçı demişken zevkli bir maç oldu. Ümit özat ile luciano'ya pfdk'dan en az 3 maç ceza gelmesini bekliyorum. Bunun yanında 90 da kayseriden gol yiyip 2 puan kaybeden galatasarayın trabzona 89 da gol atması şans ibresinin fenerden cimboma döndüğünün bir göstergesi olsa gerek... :) Uyku tutmadıya tv ye takılmaya devam.... Uzun süredir izleyemediğim the simpsona rastladım cnbc-e de. Oldukça komik bir bölümüne denk gelmiş olmam beni bayağı sevindirdi. Bart ile gözlüklü arkadaşı çizgi roman satan bir dükkana giderler ve yaptıkları bazı hareketlerden dolayı dükkan sahibi amca bunları ömür boyu yasaklılar listesine koyar. Ertesi gün meşhur bir sihirbaz ilgili dükkanda bir şov yapacaktır ama bart ile gözlüklü arkadaşı yasaklılar listesinde olduğundan kara kara içeri nasıl gireceklerini düşünmektedirler. Bart babasından bu konuda kendilerine yardım etmesini ister ve homer bu teklifi kabul eder. En allta gözlüklü, onun üstünde bart ve en üstte homer üzerlerinde bir paltoyla dükkanın önüne gelirler. Dükkan sahibi kapıda bilet kontrolü yapmaktadır ve homer adamın yanına geldiğinde "ben şakıyl oneyılım. içeri girmeme izin ver" der. Bunun üzerine adam elemanların üzerinde bulunan paltoya asılır ve bart ile gözlüklü arkadaşına "siz yasaklısınız. giremezsiniz" der. Bunun ardından homer'a dönerek "dostum ihbar ettiğin için teşekkürler. buyur 10 dolarını" diyerek 10 doları homera uzatır. 10 doları alan homer şovu seyretmek için dükkandan içeri girer :) kanallar arasında zaplarken cnnturkte çırağın orjinal versiyonuna rastgeldim. bu haftaki görevleri, yeni elemanlara ihtiyacı olan newyork polis gücü için etkili bir reklam kampanyası hazırlayıp insanları polis olmaları için teşvik etmek. iki ekipte bu iş için bayağı bir çaba sarfetti. Birisi "newyorku korumak ülkeyi korumaktır" sloganını kullanırken bir diğeri "en son ne zaman güven içinde olduğunuzu hissettiniz?" gibi sloganlar kullandılar. İşsizlik sorunu olan ülkemizde de bir klonunun yayınlandığı programda aynı görevin yarışmacılara verilmesi ne kadar uygun olur? billboard hemencecik hazır. arkasında elindeki jopu havaya kaldırmış bir polis memuru ve ön planda şöyle bir soru cümlesi... "Kim 1,5 milyar maaşla iş sahibi olmak ister?" Gerçi reklama ne gerek var diyenleri duyar gibiyim. Kanun hümkünde bi kararname çıkması yeterli bu durumda :)

20 Nisan 2005

Hoş Geldin Fahri Cihan

Cenab-ı Allah bütün Müslümanların şu mübarek gününü en güzel şekilde geçirmesini nasip eylesin. Bu günün hürmetine bütün günahlarımızı affetsin, sıkıntı, bela ve musibetlerden uzak tutsun. Amin... Bu arada eklemek istediğim birşey daha var. Avea uzun bir suredir off durumda. Bu tip gunlerde mesaj gondermek artik yok gibi. Üstelik 87 hediye sms im varken. :( ----------------------------------------------- Hoş Geldin Fahri Cihan O zamanlar dünyada, sular terse akardı. Kıtalar dolu ateş, insanlığı yakardı. Akbabalar ağzında, çiğnenirdi merhamet. İnsan gözü insana, akrep gibi bakardı. Her kıta ebu cehil, idam sehpası leheb. Mahşerle batan güneş, kıyametle doğardı. Tohum yeşil vermezdi, yuvasızdı yılanlar. Kanayan insanlığın, toprağı kan kokardı. Akrebin iğnesinden, zehir kusan babalık. Kız doğan evladını, elleriyle boğardı. Acıkınca yediği, hamurdan putlarına. Kurban edip kızını, tanrı diye tapardı. Yüzüstü canlı canlı, yatırırdı toprağa. Sızlamadan yüreği, üstüne kum atardı. Bu minval üzereyken, şüphe yoktur annenin. Kainatlık gögsünde, bütün cihan yanardı. Yanardı da bitmezdi, kahrolası bu ateş. Kıtalar alev alır, bir kıyamet kopardı. Kimbilir yalvarırdı, ufuktan doğan güneş. Bir lahza izin olsa, mevcudatı yakardı. Ağlamaklı inerdi, yere nurdan damlalar. Semavat suya döner, gökten derya yağardı. Çırpınırken kainat, gözü yaşlı Abdullah. Aminesi koynunda, gizli gizli ağlardı. Yüce Abdülmuttalib, oda aynı figanda. O çağlar gözyaş ile, akıp giden çağlardı. Bilenler vardı O'nu, sonsuzluk rahmetinden. O rahmette ıslanan, iman haber arardı. Nihayet kutlu gece, muştu buldu kainat. Bin yıllık ateş söndü, o güne dek yanardı. Tepetaklak kisra'nın, tacı tahtı perişan. Görkemine insanlık, ilah diye kanardı. Gitti kabe üstünden, ötelere güvercin. Kimbilir fahri cihan, aşkı ile uçardı. Hayat buldu o gece, yeniden doğdu alem. Eşya güle büründü, zemin amber kokardı. Hoş geldin fahri cihan, kutlu nebi hoş geldin. Görseydim gül yüzünü, gözüm nurdan akardı. Kundakta mehtab ile, sohbetinden serhoşum. Rahmeten-lil olmasan, kamer anda batardı. Zikredemem ismimi, hicabıma şahit ol. Yazsaydı kalem beni, sana hasret yazardı. Mısralar aciz oldu, sözüm eksik affeyle. Hakkı ile yazsaydım, kağıt kalem yanardı. Ya Rabbi mevlid'ini, kutlu eyle Nebinin. Vermeseydin saadet, gaflet bizi yutardı. Mansur İlhan Yakar

19 Nisan 2005

Artık her gördüğüne de inanma !

Bu tarz hazırlanmış bir oyun oynamak manyak zevkli birşey olurdu her halde. Birde multiplayer olsa tadından yenmez valla... http://addict3d.org/index.php?page=viewarticle&type=news&ID=6330

Firebird

Firebird veritabanındaki kullanıcı tanımlı tabloların listesi
select r.rdb$relation_name from rdb$relations r
where r.rdb$system_flag = 0
Tabloya ait field listesi
select r.rdb$field_name from rdb$relation_fields r
where r.rdb$relation_name = 'TABLOADI'

Japonyaya Nasıl Gidilir?

Last 20 Searchengine Queries Unique Visitors 
 
  10 Apr, Sun, 15:53:21     Google:  "yazılım nedir?"   
  10 Apr, Sun, 18:06:17     Google:  kuyumcu vitrinleri   
  10 Apr, Sun, 18:16:18     Yahoo:  aliyi gordum aliyi   
  11 Apr, Mon, 07:28:39     Yahoo:  polat   
  11 Apr, Mon, 17:14:05     Yahoo:  PeekNamedPipe   
  12 Apr, Tue, 08:36:38     Yahoo:  repeat until kullanımı   
  14 Apr, Thu, 10:13:38     Yahoo:  PENCEREDEN KAR GELİYOR İNDİRME   
  14 Apr, Thu, 13:04:38     Yahoo:  DELPHİ İLE EXCEL   
  14 Apr, Thu, 13:36:57     Yahoo:  DELPHİ İLE EXCEL   
  15 Apr, Fri, 03:46:09     Yahoo:  29 ekim resim   
  15 Apr, Fri, 10:25:31     Yahoo:  japonyaya nasıl giderim   
ülkemize gelen japon turist amcaların peşine takılarak pekala gidilebilir. Turist mevsimini beklemek istemiyorsan güneşin doğduğu yöne doğru yürümeye şimdiden başlayabilirsin. Dağlar, bayırlar geçtikten sonra ineklere tapılan bir yere geleceksin. Ordan kusey doğuya doğru yürümeye devam et. Pirinç yiyen insanları görünce tekrar doğuya yönel ve karşına çıkan denizi yüzerek geçtikten sonra ver elini caponya.... Gidince bi alo de bana yoksa merak ederim seni...

18 Nisan 2005

3-4 [ İstanbul Hatırası ]

Arsenal - Galatasaray maçının ardından izlediğim en süper 98 dakikaydı. Uzun zamandır bu kadar heyecanlandığımı, tedirgin olduğumu, bağırdığımı, çağırdığımı, uzun bir süre sağ elimi havada tutup ileri geri salladığımı, hop oturup hop kalktığımı ve bir sevinip bir üzüldüğümü hatırlamıyorum. Gerci galatasarayin yine sampiyon olacagini sanmiyorum ama ben maçı izlemek için verdiğim 8 ytl'nin karşılığındaydım ve bu karşılığı fazlasıyla geri verdi beşiktaş. Değil 8, 80 ytl helal olsun beşiktaşa ve yarın bir gün pancu'nun kaleci formasınıda satışa çıkarırlarsa elimden gelirse onuda alacam. aziz, pa(v)a hevsey demek degildi(v).

12 Nisan 2005

Reha Muhtar Atina'dan Bildiriyor !

Keşke hep ordan bildirmeye devam etseydi ama malesef bir süre sonra yurda dönüp haber (!) programları yapmaya başladı. Neyse efendim konumuz reha degil. Osmaniyeden birseyler yazınca nedense aklıma ilk bu söz geliverdi ardından Metin Uca Kanal D Haber İstanbul ve hemen onun ardından Çağatay Şahin Kanal D Haber İstanbul ve bunun ardından ise Kerimcan Kamal Kanal D Haber İstanbul .... Neydiler ne oldular? Neydim ne oldum? Neydin ne oldun? anlamadıysak cümle içinde kullanalım :) Benim neydim var. Ali'nin neydisini gördüm. Kendimi neydim hissediyorum. Sevdigimi eller aldi, bilmirem ki ben neydim?

08 Nisan 2005

http://yagoohoogle.com/

kararsız kalanlara :)

PeekNamedPipe

function RunConsolApp(const cmd: string): string;
var
  StartupInfo: TStartupInfo;
  ProcessInformation: TProcessInformation;
  SecurityAttributes: TSecurityAttributes;
  hReadPipe, hWritePipe,hReadError,hWriteError: THandle;
  Buffer,ErrorBuffer: array [1..4096] of char;
  dwRead,dwReadError: integer;
  dwExitCode:dword;
  dwBytesAvail,dwBytesRead,dwBytesReadError:cardinal;

begin
  fillchar(SecurityAttributes, SizeOf(TSecurityAttributes), 0);
  SecurityAttributes.nLength := sizeof(TSecurityAttributes);
  SecurityAttributes.lpSecurityDescriptor := nil;
  SecurityAttributes.bInheritHandle := true;
  if CreatePipe(hReadPipe, hWritePipe, @SecurityAttributes,0) then
  begin
    CreatePipe(hReadError, hWriteError, @SecurityAttributes,0);
    fillchar(StartupInfo, SizeOf(TStartupInfo), 0);
    StartupInfo.cb := sizeof(TStartupInfo);
    StartupInfo.dwFlags := STARTF_USESHOWWINDOW or STARTF_USESTDHANDLES;
    StartupInfo.wShowWindow := SW_HIDE;
    StartupInfo.hStdOutput := hWritePipe;
    StartupInfo.hStdError:=hWriteError;
    Result:='';
    if CreateProcess(nil,pChar(cmd),nil,nil,true,NORMAL_PRIORITY_CLASS,
    nil,nil,StartupInfo,ProcessInformation) then
    begin
      repeat
        repeat
          if PeekNamedPipe(hReadPipe,nil,0,nil,@dwBytesRead,nil) then
          if dwBytesRead>0 then
          begin
            if ReadFile(hReadPipe,Buffer,sizeof(buffer),
                        dwBytesRead,NIL) then
            begin
              result:=Result+Copy(buffer,0,dwBytesRead);
              Application.ProcessMessages;
             end;
           end;
         until dwBytesRead=0;

         repeat
          if PeekNamedPipe(hReadError,nil,0,nil,@dwBytesRead,nil) then
          if dwBytesRead>0 then
          begin
            if ReadFile(hReadError,Buffer,sizeof(buffer),
                        dwBytesRead,NIL) then
            begin
              result:=Result+Copy(buffer,0,dwBytesRead);

              Application.ProcessMessages;
             end;
           end;
         until dwBytesRead=0;
        WaitForSingleObject(ProcessInformation.hProcess,0);
        GetExitCodeProcess(ProcessInformation.hProcess,dwExitCode);
      until dwexitcode<>still_active;

      CloseHandle(hReadPipe);
      CloseHandle(hReadError);
      CloseHandle(ProcessInformation.hProcess);
    end;
  end;
end;


procedure TForm1.Button1Click(Sender: TObject);
begin
memo1.Text := RunConsolApp(Edit1.Text);
end;

04 Nisan 2005

Amerika Bizimdir / Bıyıklı Kasırga

Metal Fırtına'nın ardından piyasayaiş yapmak için çıkan bu kitap metal fırtınadan daha fantastik gibi duruyor. Gerçi her ikisini de okumadım ve okumayı düşünmüyorum ama internetten okuduğum yorumlara göre Ülkücü bir genç kafaladığı uzaylı bir dost sayesinde amerikayı işgal eder, beyaz sarayda çiğ köfte partileri düzenler, madonnayı dansöz eder, cnn televizyonunu gelin-kaynana yarışmaları ile doldurur ve en sonunda iş çığrından çıkınca uzaylı dostundan zamanı geri almasını ister. Bi türkede bu yakışır ancak :) X Files dizisini severek izleyen biri olarak bu senaryoya çok sıcak baktığımı belirtmek isterim. Hatta X Files'te ajan Fox Mulder'ın amerikayı işgal eden türk gencinin kendi kız kardeşini kaçıran uzaylılarla ilişkisinin olup olmadığını araştırdığı bir bölüm izlersem hiç şaşırmam... Değinmek istediğim bir diğer hususta girişimci insanların neyi ne zaman nasıl yapmaları gerektiğini çok iyi biliyor olmaları. Nasıl bir yetenektir anlamakta zorluk çekiyorum. Metal fırtına biraz ses getirince hemen ardından bu kitap... Mesela 12-13 yıldır yüzbaşı olarak orduda görev yapan 3 asker birden görevlerinden istifa ediyorlar ve ne yapsak diye düşünürken önlerine ilginç bir fırsat çıkıyor. Orkinos yetiştirip suşiyi çok seven capon amcalara satmak. Kredi almak için başvurdukları bankaların "ne iş yapacksınız?" sorusuna "efenim, denizden yakaladigimiz orkinoslari 6 ay besledikten sonra caponlara satacaz" diye verdikleri cevapla şaşkın bakışların oluşmasına neden olan bu insanlar şimdi 25 milyon dolarlık ciroya sahipler.... http://www.yeniasir.com.tr/ şaşırtıcı bir diğer iş kolu ise internetten yönetilen futbol klubü. (hem futbolla hemde internetle iç içe olmama rağmen hiç böyle bir fikir aklıma gelmediği için kendimden utanıyorum :) ) Klübün yaklaşık 13bin antrenörü var... Web ortamında kurulan bir sistem sayesinde sahaya çıkacak ilk 11'i, yedekleri, maçta uygulanacak taktiği ve bütün diğer hususları bu insanlar belirliyor ve takım buna göre oynuyor. Çok ilginç bi durum aslında... Gelişmeleri yakından takip edecem. http://www.webfootballclub.com/ http://www.hurriyetim.com.tr/ introda benim çok sevdiğim bir şarkı var. bayılıyorum ordaki gitar sesine...

03 Nisan 2005

Leonardo Di Caprio

Amerika da zencinin biri pasaportunu kaybetmiş, aksilik ya, o gün de Türkiye'ye uçacak. Kara kara düşünürken yolda bir pasaport bulmasın mı? Hemen almış yerden, bir bakmış ki Leanardo Di Caprio 'nun pasaportu.. "Ne olursa olsun" demiş ve şansını denemeye karar vermiş, çıkarmiş Leonardo 'nun fotoğrafını, kendi fotoğrafını yapıştırmış, uçmuş Türkiye'ye... Atatürk Hava limaninda görevli gümrük memuru olan Temel 'in karşısına geçmiş.. Temel almış pasaportu, adamın ismine bakmış: "Leonardo Di Caprio", fotografa bakmış, bir zenci, adama bakmış aynı zenci.. Bir kac şaşkın bakıştan sonra diğer masaya seslenmiş: "Ula Dursun! Bu titanik batmiş miydi, yanmiş miydi ????"

02 Nisan 2005

Pencereden Yine Kar Geliyor

, yine winampta Erkan Oğur - Pencereden Kar Geliyor adlı türkü çalıyor ve bu sefer pencere de açık :)

01 Nisan 2005

Fenerbahçe şampiyonlar liginde kupaya uzandı.

Real Madridi kendi evinde hallaç pamuğu gibi savuran Fenerbahçe, dün akşam Bernabeu stadında adeta gol oldu yağdı... 2,15 te Tuncay, 42 de Ümit Özat, 53 te Anelka ve 89 da Alexin attığı gollerle Real Madridi deplasmanda 5 - 0 gibi farklı bir skorla yenen Fenerbahçe, kırılması güç bir rekora da imza attı. Maç sonunda yapılan törende Şampiyonlar Ligi Kupasını UEFA Başkanı Lennart Johansson'dan alarak takım arkadaşlarıyla havaya kaldıran Fenerbahçe kaptanı Rüştü Reçber "Bu kupayı bütün türk haklına armağan ediyoruz" dedi. Maç sonunda basına açıklama yapan Aziz Yıldırım "Federasyon ve MHK başkanı tarafsız davranmıyorlar. Maçlarımıza doğru dürüst hakemler istiyoruz." diyerek federasyon ve MHK başkanını halka şikayet etti. Ama unutmayın ki bugün 1 nisan :)