30 Mayıs 2005

Gerilim artıyor :)

0:33:07 Düsman filonun kerber kerberos [3:125:10]Mesaj yaz yaklastigi gezegen : NTGM1[3:125:3] Yaklasan filoda 2 gemi bulunuyor. ( Kruvazör) -------------------------------------------------------------- 1:18:38 Düsman filonun kerber kerberos [3:125:10]Mesaj yaz yaklastigi gezegen : Nebuchadnezzar[3:125:6] Yaklasan filoda 3 gemi bulunuyor. ( Kruvazör, Geri Dönüsümcü)

27 Mayıs 2005

Beş Yıllık Kalkınma Planı

Densiz birinin yaptığı bir saldırıdan ağır yaralar alarak zar zor kurtulmuş bulunmaktayım. Yaşadığım için yüce rabbime şükürler ediyorum. Bu saldırı bana evrende yalnız olmadığımızı bir kez daha hatırlattı. Ortalık kurt, çakal dolu. Gelişimimi sıhhatli bir şekilde tamamlayabilmek için marketten aldığım daninoların yanında üş-beş savunma mekanizması geliştirmek artık farz oldu. Bu nedenle oturdum ve bir beş yıllık kalkınma planı hazırladım. Bu plana göre kısa süre içerisinde yapılması gerekenleri aşağıda madde madde yazdım. 1-Bilimsel Arastirma Labarotuvari (Kademe 6) (6) OK 2-Koruyucu Kalkan Teknigi (Kademe 1) (3) OK 3-Uzay Tersanesi (Kademe 8) (7) 4-Enerji Teknigi(Kademe 8) (5) 5-Lazer Teknigi(Kademe 10) (6) 6-Iyon Teknigi(Kademe 5) (5) OK 7-Robot Fabrikasi(Kademe 10) (7) 8-Bilgisayar Teknigi(Kademe 10) (5) (X) = mevcut kademe Bu işlemlerden sonra şu silahlara sahip olacam. Gaus Topu, Plazma Aticilar, Nanit Fabrikasi. gazamız mübarek olsun...

23 Mayıs 2005

Korkaklar !

"Savasi kazanan olmadi ,her iki tarafin filolari da geldikleri ana gezegene geri dönüyorlar Saldiran taraf toplam 0 ünite kaybetti. Savunan taraf toplam 0 ünite kaybetti. Su an bu alan koordinatlarinda bulunan : 0 Metal ve 0 Kristal." Lan bizim kitabımızda geri dönmek var mı leyn ? Ben size ölmeyi emrettim, ölmeyi... Siz korkaklar geri döndünüz. Sizi sonsuza dek hurdaya çıkartıyorum. Çürüyüp gidin, benim gezegenimde yeriniz yok artık...

Middleman


Arctic expedition
Originally uploaded by bayat.

Bleeding
Originally uploaded by bayat devam...

21 Mayıs 2005

Bugün ALLAH (C.C.) için ne yaptın ?

//

haber7com :: Ünlü mağazada kredi kartı vurgunu

İstanbul Kozyatağı'ndaki Carrefour'da bulunan Boyner Mağazaları'nda kart bilgilerini aşırma özelliği olan bir pos cihazı kullanılarak kredi kartı bilgileri çalınıyormuş. Hiçbir şekilde kartınızın güvenliğini sağlayamiyorsunuz. Ya kırıp atacaksınız ya da kısa aralıklarla hesabınızı kontrol edeceksiniz. "Ankara'dan Fatih adında biri mağazaya gelerek bana ayrı bir pos cihazı verdi. Buradan geçireceğim her kart için bana 100 YTL. vereceğini söyledi. Ben de alışverişlerde müşterilerin kartlarını buradan geçiriyordum."

Seninle Bir Istanbul Geçti

Bogazda gemiler vardi, beyazli yesilli Gülcemal,adalar,her iki kavak Bir sen bakardin......... Bakardin............................ Gözlerin kadar derin ve islak Istanbul a yagmur yagardi. Erguvanlar giyerdin,çinarlari kusanir, Hanimeli kokardin yaz aksamlari Bir sen aglardin............... Aglardin............................... Günes batardi Salacak ta Yüregimde kizilca kiyamet kopardi Yanginlarca çagirirdin uzak ve mahcup Tulumbacilar haykirirdi lodosa Kumkapi’da Bir sen susardin................ Susardin................................... Susardi Galata da kabadayilar Heybelide mehtap ansizin pusulardi Sehzadeler gibi kosardin altin kubbelerinde Ayasofya,Sultanahmet,güzelim Süleymaniye Bir sen sevinirdin........... Sevinirdin................................... Bayraklara donanirdi Beykoz çayirlari Taksimde ilk seninle taze bir hazirandi Berrak,çin çin öten çingiraklar ardinda Göbekli marul,taze hamsi ve yogurtçular Bir sen gezerdin......... Gezerdin................................. Sahaflarda dokunurdun eski zamanlara Istanbul, bedesten ipegi gibi parlardi Kirk yillik hülyasinda bir fincan sicakliginin Piyerloti ‘den sandallar uçardi Haliç’e Bir sen dalardin..................... Dalardin................................ Uzaklardan sarkimiz yükselir perde perde Uzun bir tülün vardi, aksamlar eserdin Kizardin hani, top sesleri patlardi surlarinda Fatih'in eteginde çamur,kadirgalar toz içinde Bir sen çaglardin....................... Çaglardin................................... Burçlara gülle gülle düserdi leventlerin Barisir gibi çaglarla, sonra gülümserdin Yedi tepesinde efsaneler saklardin Saklardin, kiz kulesinde hain yilanlari Bir sen bilirdin................. Bilirdin............................... Sinsice uyduran ve aglayan Hürrem'lerin yaninda Genç Osman’lar kadere ne yeminler sayardi Hatirla, hazerfan'lar uçururdun Üsküdar’a Selamini tasirken her bir kanadi Bir sen hayrandin.................... Hayrandin............................... Bogaz beyi gibi magrur ve bir odalik gibi ince Her telinde saçinin ve kendince, bin Istanbul yasardi Yanginlarca tutusan yalniz sen degil, bogaz da yalilardi Hatirla daima ey zamanin zalimi, Bir sen vardin................................... Vardin..ve biz................................ Uyanmak istemezdik gecelerden gündüze Istanbul da her bir ask, bitmeyen bir rüyaydi . Sadettin Yilmaz

20 Mayıs 2005

Abuk subuk işler !

İnsanın canı sıkıldığı zaman aklına abuk subuk işler geliyor. Mesela ilkokul zamanlarımda kağıt paraların belirli bir yerine adımı yazardım ve elime geçen kağıt paraların ilk o kısımlarına bakardım adım yazıyor mu diye eğer yazmıyorsa adımı yazardım... O gün bugün hep kağıt paraların o kısmına muhakkak bakarım adım yazıyor mu diye ama bugüne kadar daha önce adımı yazdığım bir paraya rastlamadım. Ytl olayından sonrada ümitlerim tükendi artık :) Geçen gece yine canım sıkılıyordu ve bol bol hediye smsim olduğundan ara sıra ortalıklarda dolaşan "bu maili 10 kişiye gönderin dileğiniz gerçek olsun" tarzı abzürd mesajlardan tanımadığım bilmediğim 30 kişiye (birisini tanıyordum :) ) gönderdim. 2 yıl içinde aynı mesajın dönüp dolaşıp bana ulaşmasını bekliyorum. :) Bu arada "sen kimsin?", "numaramı nerden buldun?", "seni nişanlıma söyleyecem" tarzı geri bildirimler almış olsamda tam olarak benim istediğim mesajlar değildi hem ben daha öncede dediğim gibi minimum 2 yıl içerisinde bir geri dönüş bekliyorum. Hadi hayırlısı...

19 Mayıs 2005

Susurluk'a göre Kurtlar Vadisi'nde kim kimdir?

Polat Alemdar, Süleyman Çakır, Baron, Testere, Kılıç, Memati, Laz Ziya, Deve Tuncay kimdir nedir ? Yorumlar ilginç.... Sonsan!ye.net Haber Portalı "Susurluk'a göre Kurtlar Vadisi'nde kim kimdir?"

18 Mayıs 2005

haber7com :: Denizanası ısırdı kanseri yendi!

Kanser hastası dalgıç, bir denizanasının saldırısına uğradı. Üzücü olaydan sonra, beklenmedik bir gelişme oldu. Gencin kanserli hücreleri hızla iyileşti. Tıp dünyası şaşkın." Yorumsuz...

Süpriz Yumurta

Bakkaldan almışım kangal sucuğumu, yumarta mı; yapacam şöyle kral bir sucuklu yumurta ama talihsizlikler yakamı bırakmıyor bir türlü... 4 tane yumurta kırmayı düşünüyorum ve yumurtalaraı klasik yöntem olan "kafa kafaya tokuşturmak" yöntemiyle kırıyorum. Elime iki yumurta alıyorum, "çaattt!" diye tokuşturuyorum kırılan yumurtayı hooppp tavanın içine cumburlop yapıveriyorum. 2, 3 derken herşey tıkırında ama 4. yumurtayı kırmak için iki yumurtayı tokuşturduğumda neden son iki yumurta da hep kırılıveriyor anlamıyorum. :(

16 Mayıs 2005

Geri Dön

ansugo.net
Çok sıkıldım. Çok bunaldım. Hakkınızı helal edin Bu işleri bıraktım. Ben kaçtım. Ben gideceğim, adım mutlaka kalacak. Seviyorsanız hayır duası edin. Sevmiyorsanız birşey etmeyin :) Bu mesaj biraz burada durabilir. Bir aya kalmaz yokolur gider. Hepinizi kucaklarım. Sevgiler, Ansugo. (İyi hatırlayın haa :p)
Aklıma ilk gelen bu oldu nedense :)
alışırım zannettiğim yokluğunda acılanmam vazgeçmek zor senin o büyülü tuhaf sıcağından dön demeye utanırım zavallı korkularımdan arkasına saklandığım gururumdan geri dön geri dön ne olur geri dön uzanıp tutuver elimi bir gün utanır diyemem ne olur geri dön olur da bir gün sen de özlersen olur da bir gün sen de gözlerimle buluşmayı istersen uzanıp tutuver elimi bir gün utanır diyemem ne olur geri dön her sey bana seni hatırlatır unutmak isterken utanırım hep o acılı şarkılarda ağlarken bazen bir dost bazen bir çiçekle evime gelirsin her şey seni hatırlatır da yeniden geri dön Sezen Aksu

Satılık Gezegen

Bu işin ticaretine bile başlamışlar. e yuh yane ! ogame.com.tr :: Başlığı Görüntüle - satılık gezegen -arkadaslar somurgesiyle birlekte satilik gezegen var -ne kadara satiliktir? ve gezegenin neleri var?"

Son kullanma tarihi

Vakti zamanında bir bıçak seti almıştım. Şöle ahşap kutu içinde olanlardan. Cicim aylarında domates doğrarken bile yapılan en ufak bir hatayı affetmeyen ve parmaklarımda kapanmayan yaraların açılmasına neden olan bu bıçaklara bugünlerde birşeyler oldu. En ufak bir şeyi bile kesmekte zorluk çıkartıyorlar. Tamam anladık kul yapısı,gövdesi paslanmaz çelik, zamanla körleşeceği kesin ama beşi de aynı güne mi denk gelir be bilader ? Araba teknolojisinin aşka geldiğini c4 reklamlarından biliyorum ama bıçak teknolojisinde "son kullanma tarihi" diye bi kanun kural var mı bilmiyorum. Açıkcası huylandım yani.

12 Mayıs 2005

Yine Hakem Faciası (!)

Dün akşam oynanan galatasaray - fenerbahçe maçında futboldan çok hakemin kararları konuşuldu. 5 - 1 lik tarihi bir skorla galatasarayın galip geldiği maçta hakem yine maça damgasını vurdu ve verdiği yanlış kararlarla fenerbahçe taraftarlarına saç baş yoldurttu. Fenerbahçe lehine vermediği bir taç ve korner atışı, otoriteler tarafından fenerbahçenin farklı yenilmesindeki en büyün neden olarak gösterildi. Aziz Yıldı(v)ım, maçtan sonra yaptığı açıklamada "Şike vav, teşvik vav, hevsey vav yaw" diyerek hakeme karşı olan tepkisini dile getirdi. ehu ehu euh :) gerçi şampiyonluk elden gitti ama şampiyonu 5 le uğurlamak güzel oldu. Maçın yıldızı Ali Ferid Mondragon, maçın rezili Rüştü Reçber Son olarak maçı anlatan ilker yasini ve yorumlayan ersun yanalı taraflı yorumlarından dolayı esefle kınıyor kendilerini hava durumu sunmaya davet ediyorum.

10 Mayıs 2005

Bu yol nereye gider ?

Gerçi bu aralar otobüs şeferlerine baya bi sinirim var ama.... Haber7.com sitesinde yayınlanan bir zeka sorusu ve bu soruya yapılan yorumlar oldukça ilginç...

08 Mayıs 2005

Tanımsız

Karalıyorum kağıtları Olmuyor yapamıyorum Seni anlatamıyorum onlara Sen tarif edilemezsin çünkü Ne yazsam Ne yapsam da Saçmada olsa kağıtları doldursam Yok hiç bir şey aklımda Nasıl tanıtabilirim seni Yüreğimdeki kutsal hazinemi Gelmiyor işte gelmiyor Aklım durmuş sanki Yok yok olmayacak bu iş Hocam kızacak yine Çünkü sen tanımsızsın anne... Esra POLAT

07 Mayıs 2005

The Year In Pictures 2004

Editör Seçimleri Okuyucu Seçimleri

Hayatımda aldığım en zor abdest

Çanakkale'de vakit cuma vakti. Ağır hareketlerle abdest almak için hazırlanıyorum. Ellerimi yıkarken hemen yanıbaşımda abdest almaya çalışan 7-8 yaşlarındaki bir çocuğun beni izleyerek abdest almaya çalıştığını farkediyorum. Yüzünü yıkıyor ve benim yüzümü yıkamamı bekliyor. Yüzümü yıkadıktan sonra kollarımı yıkamaya başlıyorum aynı zamanda göz ucuyla çocuğu takip etmeye çalışıyorum. Oda kollarını yıkamaya başlıyor. Beni taklit ediyor, benim yaptıklarımı yapıyordu... İlk fark ettiğimde nedendir bilmem çok heyecanlanmıştım. Bu ilk heyecanı atlatmak biraz zor oldu. Bir hareket yapmadan önce bunun doğru bir hareket olup olmayacağını kırk kere düşünmeye başlamıştım. Daha sonra toparlandım ve çocuğa iyi bir örnek olmaya çalıştım elimden geldiği kadarıyla ama heyecandan başın mest edilmesiyle kulakların yıkanma sırasını karıştırmıştım. Bi ara durumu çocuğa izah etmek geldi içimden ama "nasıl olsa abdestin şartlarını tam olarak yerine getirdim" diye düşünerek ve karizmayı çizdirmemek adına bu düşünceden vazgeçtim. Kışın dondurucu soğuğunda, buz gibi suyla alınan abdestten bile zor geldi bana...

Gerçek mi? Kara mizah mı? Yoksa Hayal Gücü mü?

Provokatörün dönüşü
"-Merhaba abi!" "-Merhaba! Hazır mıyız bugün için?.." "-Hazırız abi... Kızıl bayrakları hazırlattım. İyi para kaldırdık kızıl bayrak satışından..." "-Maskeliler hazır mı?" "-Konuştuk. Tam öğle vakti saldıracaklar. Cam çerçeve kalmayacak. Bir de Türk bayrağı yakma işi örgütledik. Nevruzda bizim ufaklıkların yaptığının benzeri... Tuttu o iş..." "-Tamam, televizyonları aramayı unutma..." "-Unutur muyum abi... Öğlen saldırtacağız ki, 13.00 bültenine yetiştirelim. Duyan gelecek." "-Türk bayrakları hazır mı?" "-Hazır abi, öğlen piyasaya süreceğiz. Elimizde 100 bin bayrak var." "-Nevruzdan sonra satmamış mıydık onları?.." "-Yok abi, bir kısmını Trabzon'a göndermiştim. Ama linç işi beklediğim kadar büyümedi. Bu sefer daha çok satış bekliyoruz." "-Dernekle konuş. 'Her eve bir bayrak' seferberliği organize etsinler. Toplu satış yaparız." "-Elimizde epey Nutuk da arttı. Onları da bizim korsanlara dağıtalım istersen." "-Dağıt. 19 Mayıs geliyor bu arada..." "-Hazırlanıyoruz abi, iki arkadaş gece büstü kıracak." "-Bizim büstler hazır mı?" "-Atölye gece gündüz çalışıyor. 'Her okula bir büst' afişleri de hazır. Büste saldırının ertesi günü kampanyayı başlatacağız. Asıl büyük voliyi oradan vuracağız." "-Çok üst üste geldi, millet kıllanmasın?.." "-Yok be abi... Görmüyor musun, tek haber yetiyor milleti ayaklandırmaya..." "-Aslında şu türban işine de bir el atsak..." "-Nasıl abi?.." "-Ne biliyim, şöyle yeşil bayrakla bir yürüyüş filan... Hem yeşil, hem kırmızı satarız." "-İstersen bu cuma çıkışına örgütlerim." "-O zaman ben 10. Yıl Marşı CD'leri sipariş vereyim. Cumartesiye hazır olsun." "-İyi fikir abi. Yalnız marşı biraz gündeme taşımamız lazım." "-Bizimkilerle konuş. Barda bir Kürtçe türkü isteme işi ayarlasınlar. Kavga çıkarıp müşterilere marşı söyletsinler." "-Tamam abi, bu gece hallederiz. Sen haberi hazırlat." "-Anlaştık. Tişört siparişini verdin mi? "-Verdim. Yarısını 'Hedef AB' diye basıyorlar, diğer yarısını 'Kahrolsun AB' diye... Üniversitelere dağıtacağız." "-Hadi oğlum, fırsat bu fırsat... Eski günlere döndük yine..." "-Nihayet be abi, nihayet!.."
http://www.milliyet.com/2005/05/01/yazar/dundar.html Bu da kapak :) Kilise cıkısı iki dilenci beklermiş biri musevi oteki hırıstiyan ,kapının hemen kenarına mendili acar pazar ayini bekler bunlar bitince kiliseden cıkanlardan para toplanırmış.çıkısta musevi ile karsılasan nefretini kusarken otekine donup fenikleri sayıp gider neyse hal boyle olunca hırıstiyan olan hergun dunya kadar para toplarken musevi olanın cebine tek fenik girmezmiş birgun biri merak etmiş museviye donup -yaw dostum burası kilise sen burada para topluyamazsın en iisi sinagoga git diye uyarıda bulunur sonrada gider. bizim ki gulumseyerek hırıstiyana donup -olum salamon bu adam ne diyo boyleder.

04 Mayıs 2005

Combo dediğin

böyle olur işte...

Reha Muhtar Atina'dan Bildiriyor ! Volume 2

Uzun zamandır gözüme kestiripte alma fırsatını bulamadığım bir kitaptı ama sonunda aldım ve beklediğim gibi oldukça başarılı bir içeriğe sahip olduğunu gördüm. Arkadaş yayınevinde peşin fiyatına 8 taksit imkanı var. Aylık 2,50 ytl gibi bir fiyatla bu kitaba sahip olabilirsiniz. Bu kitap sayesinde TDD' ye de ufak bir giriş yapmış olacaksınız... Program yazanlara şiddetle tavsiye edilir... bunun yanında microsoft press ten çıkan ve arkadaş yayınevinin türkçeye çevirmediği bir sürü mükemmel kitap var. Code Complete , After the Gold Rush: Creating a True Profession of Software Engineering gibi... bu kitapların türkçe baskısını yapmadığı için de arkadaşı yayınevini şiddetle kınıyorum. Hatasız Kodlama Yazar : Steve Maguire Çeviren : Ceyhan Temürcü Kalite : 1. Hamur, 2 renk Sayfa : 296 ISBN : 975-509-094-0 Barcode : 9789755090948 Baskı : 1. Basım Fiyatı : 19.000.000 TL
Microsoft'un program geliştirme ekibinin eski üyelerinden Steve Maguire tarafından yazılan bu kitap, ticari program geliştirme sürecinin en önemli yanı olan hatalı kodların nasıl tespit edilip önüne geçileceğini ayrıntılarıyla gözler önüne seriyor. Bu kitap, sağlam ve güvenilir kod yazılmasıyla ilgili önemli programlama yordam ve teknikleri de içermektedir.
http://www.arkadas.com.tr/dizi_htm/CesKit_HatKod.htm Şiddetle kınamak deyince aklıma şu fıkra geldi. bi blogta okumuştum :) Dış politika Sn. "Abdullah Gül", Dış işleri bakanlığı koltuğuna oturunca bürokratlarını falan yanına çağırmış ve; "Bana ülkelerin dış politika anlayışları hakkında geniş kapsamlı bir rapor hazırlayın" demiş. Aradan günler geçmiş ve önüne 1 dosya ve içerisinde tek bir sayfadan oluşan 10 15 satırlık bir yazı gelmiş.Bakan şaşırıp "Bu ne ?" der gibi dudaklarını büzerek yazıyı okumaya başlar... Alıntı Sayın bakanım: "Suudi Arabistan' ın Riyad şehrinde, farklı ülkelerden gelen bir turist grubu, bir dinlenme yerine giderek buz gibi kola ısmarlamışlar. Kolalar gelince bardaklarında birer karasinek olduğunu farketmişler. İNGİLİZ, başka bir bardakta yeni bir kola istemiş. İSVEÇLİ, aynı bardakta yeni bir kola istemiş. FİNLANDIYALI, sineği bardaktan çıkardıktan sonra kolayı içmiş. RUS, kolayı sinekle birlikte içmiş. ÇİNLİ, sineği yemiş, kolayı içmemiş. YAHUDİ, sineği yakalayıp Çinli' ye satmış. JAPON, değerlendirilmek üzere, sineği Tokyo'ya göndermiş. YUNANLI, kolanın yarısını içtikten sonra itiraz ederek yeni bir kolaistemiş, NORVEÇLİ, kolayı içtikten sonra bardaktaki sineği balık yemi olarakkullanmış. IRLANDALI, sineği ezip kolayla karıştırmış ve İngiliz' e içirmiş. AMERIKALI, 5 milyon dolarlık tazminat davası açmış.Arabistan hükümeti, özür dileyerek, 10 milyon dolar tazminat ödemiş." Bakan, bıyık altından gülerek, rapordan hoşlandığını belirtmiş. "iyi, güzel de,bu turist grubunun içinde bizden biri yokmuymuş ?" diye sormadan edememiş. "Varmış efendim" diye cevaplandırmışlar. Bakan devam etmiş, "Peki, o zaman, O ne yapmış ?". Bürokratlar bir süre sessizce birbirlerinin yüzlerine bakmışlar. İçlerinde en tecrübeli olanı, bir adım öne çıkıp, cevap vermiş ; "TÜRK, olayı şiddetle kınamış. sayın bakanım" demiş.