31 Temmuz 2005

Deprem !!!

00:50 itibbariyle sallanmaya başladım. burda kalmakla dışarı çıkmak arasında tereddütlerim var :) hakkınızı helal edin. ne olur ne olmaz :)

29 Temmuz 2005

Geleceğe Dönüş

-Acele et marty. Randevuma geç kalacam. Elinin altında zaman makinesi olan bir kişi için komik bir cümle değil mi ? Gerçi filmi tekrar tekrar izledikçe bir sürü çelişkili durum ortaya çıkıyor ama yine de senaryosunu oldukça başarılı bulduğum bir film. Bu aralar trt yeniden gösteriyor ve bende zevkle izliyorum.

http://www.koders.com

Yazdığınız bir kelimeyi kaynak kodların içinde arayan bir arama motoru hoşunuza gider miydi? http://www.koders.com

27 Temmuz 2005

Müdürler ve Bebekler

9 kadinin 1 bebeği 1 ayda doğurabilecegini soyleyen kisiye PROJE MUDURU, 1 bebeğin 18 ayda ancak doğacağini soyleyen kisiye URETIM MUDURU, Tek bir kadinin 1 ayda 9 bebek doğurabileceğini soyleyen kisiye PLANLAMA MUDURU, Bebeğin uretim seklinin ille de yanlis olduğunu soyleyen kisiye KALITE MUDURU, Dunyada hic kadin ve erkek kalmasa o bebeği kendinin doğuracağini soyleyen kisiye PAZARLAMA MUDURU, 1 kadindan 1 bebegi 1 ayda doğurmasini bekleyen kisiye GENEL MUDUR denir. Bebek falan istemediğini soyleyen kisiye ise MÜŞTERİ denir.

26 Temmuz 2005

Fuzuli : Hiphop'un Atası

Hiphop'ta millet ha bire birbirine laf sokmaya, kendini yüceltmeye çalışır. Gerçi bu insanoğlunun doğasında olan birşey var ama bunun en açık örneklerini hiphopta görebiliyoruz. Yakın zamanda ceza'nın kıraça sataşması, ayben'in azize'ye sataşması, eminem, meminem derken yani kısaca bu müziğin ruhunda var bu ve zaten böyle laf sokmalardan falan meydana geldiği iddia edilir durur. Bana görede dünyadaki ilk rapçi veya hiphopçı da fuzulidir. (şimdi fuzuliciler bana bir sürü protesto maili yazarlarmış :)) ) Şimdi ortaya bu tezi güçlendirecek fuzuliye ait bir kaç beyit atalım. İlk örnekte fuzulinin kendine rakip olarak gördüğü Ferhad'a nasıl hakaret ettiğini görüyoruz. Âciz olmuş yıkmağa âhıyla kûhu Kûhken Neylesin miskin anın aşkı hem ol mikdâr imiş. Dağları delen Ferhad, âhıyla dağı yıkmaktan aciz kalmış. Ne yapsın, zavallının aşkı ancak o kadarmış. (Ben olsam dağı delmeye uğraşmaz, bir "âh!" çeker, yerle bir ediverirdim.) Burda ise mecnuna giydiriyor :) Bende Mecnûndan füzûn aşıklık isti'dadı var. Âşık-ı sâdık benem Mecnûn'un ancak adı var. Bence macnundan daha fazla aşıklık istidadı var. Gerçek aşık benim. Ama malesef mecnunun adı çıkmış bir kere. Aşağıdaki beyitte ise ne mecnun bırakmış ne ferhad... Yazanda Vâmık u FerhA3a u Mecnûn vasfın ehl-i derd Fuzuli adını gördüm ser-i tomara yazmışlar. Dert ehli, (âşıkları anarak) Vâmık, Ferhad ve Mecnun'un âşıklıklarını yazarken görüdüm ki hepsinin üstüne Fuzuli adını yazmışlar. Bu kadar örnek şimdilik yeter.... İlerde fuzulinin ne kadar sadist bir kişi olduğunu ıspatlamaya çalışacam :)

22 Temmuz 2005

mstsc /console

Birgün belki size de lazım olabilir. Bi kenarda durmasında fayda var. Bu şekilde yeni bir oturum açarak değil direkt bağlanmak istediğiniz makinenin aktif oturumunu ele geçiriyorsunuz :)

14 Temmuz 2005

Delikanlı olmayan hangisi ?

Delikanlı olmayan hangisi? Dağlar mı yoksa denizler mi? Şekil değiştiren, olduğu gibi gözükmeyen, saf bir ilkokul öğrencisinin körpe beynini bir kaç anlamsız kelime ile yıllar boyu "yahu bu nasıl olur ?" şeklinde gereksiz düşüncelere sevk eden hangisi ? Hayat bilgisi kitabında okuduğum bir cümle benim hayatımı ortaokul 2 ye kadar çok ciddi bir şekilde etkilemişti. "Karadenizde dağlar denize paralel, ege de ise dik uzanır." Karadenizde yaşadığım için dağların denize nasıl paralel uzandığını görebiliyordum (ki gördüğümü yanlış anlıyormuşum) ama ege de dağların denize nasıl dik uzandığını bir türlü çözemiyordum. Ege deki dağlar yan yatmış bir şekilde mi duruyorlardı yoksa bir deprem olmuş ve egedeki dağlar devrilmiş miydi işin içinden çıkamıyordum. Her baktığım fiziki harita benim aklımı daha da karmakarışık hale getiriyordu taaaaa ki bir gün kabartma bir harita üzerinde parmaklarımı hem karadenizdeki dağların üzerinde hem de egedeki dağların üzerinde gezdirinceye kadar. O gün bu kabartma harita olayını icad eden kişiye tonlarca dua ettim. Yıllardır beynimi kemiren bir meseleye noktayı koymuştu. Meseleyi sonunda çakmıştım ama hayli bir zaman almıştı. Şimdi bunun sorumlusu kimdi bunu bulmak lazım, hesap sormak için... Dağlar mı yoka denizler mi? Duruşunu, yönünü değiştirmeyen dağlardı. Hem egedeki dağlar hem de karadenizde ki dağlar karadenize paralel uzanıyorlardı. Delikanlıydı dağlar. Hepsinin bir duruşu vardı ve bu duruşları aynıydı dağların. İşi bozan ege deniziydi yani denizler... "Bu yüzden en çok denizden alacaklıyım"(1) diyen sunay akın gibi bende en çok denizlerden alacaklıyım kaybolan yıllarımın hesabını. Madem geçmişimde olumsuz izler bırakanlardan hesap sormaya başladık devam edelim bir başkasıyla... SSCB'nin açılımını bana "Soğan sarımsak ciğer bağırsak" olarak öğreten öğretmeniminde peşindeyim. Yıllar boyu bu ülkede sadece bunların yiyildiğini düşünmeme vesile olması dolayısıyla ve "bu insanlar neden ekmek yemiyor?" sorusunun her ekmek yediğimde aklıma gelmesine neden olduğu için... allahtan erkekden dağıldı da bu olayıda bir şekilde aşmış oldum. Duacıyım... Hesap sormaya şimdilik aşağıdaki şiirle nokta koyalım. sonra devam ederiz... Dağlar mı yollar mı,denizler mi engel Neden,neden gelmez oldun? Eller mi,diller mi,sözlerin mi engel Neden,neden gelmez oldun? 1 : ALACAK yol kenarlarındaki yağmur mazgallarını kumbara sanıp harçlığımı atardım bu yüzden en çok denizden alacaklıyım sunay akın

13 Temmuz 2005

Düşün ki !

8 saatlik bir yolculuğun ardından tam eve varmak üzereyken "Allaaahhh! Anahtarları unuttum" şeklindeki, şaşkınlık ve bir o kadar da çaresizlik ihtiva eden bu cümle dudaklarından ankaranın kuru topaklarına çil yavrusu gibi saçılıyor.

08 Temmuz 2005

Aaaaa ! liye

Takip ettiğim diziler arasında her ne kadar yer almasa da bazen izlemek zorunda kaldığım durumlar oluyor. Dizi fena değildi, en azından izlediğim bölümleri. Dizide yüzümün tebessüm etmesine neden olan şey ise esas kızın ve esas oğlanın gözlerinin renkli, çocukların gözlerinin ise siyah olması. Bu mendelin bezelyelerine biraz hakaret olmuyor mu sayın yönetmen :)

06 Temmuz 2005

Bu Aralar Colanın Tadı Tuzu Yok, Şekeri Çok

Teneke kolada aşırı şeker var yahuuu. Eskiden böyle değildi bu. Litrelik kolalarda durum normal ama tenekede fazladan şeker var. Şekerin fiyatı ucuzladı da bizim mi haberimiz yok yoksa kola karışımını yapan makinenin bakım zamanımı geldi?