17 Ağustos 2014

Görünene degil görünmeyene bakın

 Bir üniversite profesörü deney yapmaya karar verir ve tahtaya "2-4-6" sayı dizisini yazar. ögrencilerinden bir kagıdın arkasına yazdıgı kuralı bulmalarını ister. ögrenciler herhangi bir sayıyı söylediklerinde profesör "kurala uyuyor" veya "kurala uymuyor" cevaplarını verecegini söyler. ögrenciler istedikleri kadar sayı bildirimi yapabilirlerken, kuralı sadece bir kere tahmin edebilirlermis. ögrencilerin büyük bir kısmı hep bir agızdan "8" demisler. profesörün cevabı "kurala uyuyor" olmus. isi garantiye almak icin "10", "12" ve "14"'de denemisler. cevap haliyle olumlu olmus. ögrenciler kural olarak "önceki sayıya iki eklenecek" dediklerinde ve profesör kafasını iki yana sallamıs. 

o gruba dahil olmayan bir baska ögrenci "4"'ü denemek istiyorum ve profesör: "kurala uymuyor". peki ya "7"? profesör: "kurala uyuyor". ögrenci eksili sayılarında icinde oldugu bir cok sayıyı denedikten sonra "sanırım kuralı buldum. son sayı bir öncekinden yüksek olmalı." profesör kagıdı cevirip onaylayan bir yüz ifadesiyle "evet basit kuralı buldunuz tebrikler" demis. 

peki o ögrenciyi digerlerinden ayıran aslında neydi. teorisini destekleyici kanıtları aramaktansa, zamanını onu cürütmek icin ugrastı ve özellikle disconforming evidence'ları aradı. buda onu basarıya götürdü.


Iyi bir yazilimci kendisine bildirilen hatanin nedenini bulabilen yazilimcidir.
Yorum Gönder